bsra_blt @ outlook.com

PKK denilen eli kanlı örgüt kurulduğu ilk günden bu yana Batı’nın kiralık katilliğini ve köpekliğini yaparak varlığını sürdürüyor. “Kürtlerin hakkını savunuyoruz” mottosu ile yola çıkan ancak bu yolda binlerce Kürt askeri şehit ederek kendi sloganına bile hainlik yapan bir örgüt bu. Kürt kızlarını dağa çıkartıp “gerilla” adını verdiği şizofren savaşçılarına peşkeş çeken bir örgüt bu. Kendilerini zerre kadar önemsemeyen, tek derdi kaos yaratıp Türkiye’yi karıştırmak olan Batı’nın pis çıkarları uğruna bebekleri bile katletmekten çekinmeyen bir örgüt bu. Askerleri sivil halde eşlerinin yanında, polisleri ise evlerinde uyurken şehit edecek kadar alçak bir örgüt bu. Yıllardır mağaralarda hayvan gibi yaşayıp şerefli Türk askerinin karşısına çıkmaya cesaret edemeyecek kadar korkak bir örgüt bu. Uğruna bir damla kan dökmediği topraklarda hak iddia edecek kadar haysiyetsiz, kukla gibi kullanıldığını idrak edemeyecek kadar beyinsiz bir örgüt bu.

Peki, bu kan emici örgütün yemini, suyunu hangi ülkeler nasıl veriyor? İnceleyelim.

RUSYA: Kalaşnikoflar’da yüzde 70'lik oranla Rusya ilk sırada. Mayın teminatı konusunda ise ikinci sırada. PKK'nın hastanelere bile atmaktan çekinmediği roketlerin menşei incelendiğinde oklar yine Rusya’yı gösteriyor. Tespitlere göre PKK'nın kullandığı roketlerin yüzde 65'i Rusya'ya ait.[1]

İNGİLTERE: Pek çok kez Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait kargo uçaklarıyla roketatarlar PKK'ya teslim edildi. Ele geçirilen diğer suikast silahlarının da İngiltere’ye ait olduğu belirlendi. Bunun yanı sıra İngiliz gazeteci Andrew Norman Penny’nin Kuzey Irak’ta PKK için kuryelik yaptığı biliniyor. PKK’nın Avrupa temsilcisi Kani Yılmaz, İngiliz Parlamentosunda oldukça rahat bir şekilde hiç çekinmeden PKK’yı anlattı.[2]

ALMANYA:  Kod numaralarını ordu envanterinin dışında tutarak PKK'ya füze gönderiyor. Almanya ayrıca PKK'lı teröristlere siyasi eğitimin de verildiği bir ülke. Burada PKK ile bağlantılı 106 dernek bulunuyor. Çeşitli dillerde yayınlanan pek çok gazete ve dergi de Almanya’da basılmakta. Üstelik daha bu yaz “Kürt Festivali” adı altında PKK destekçileri tarafından Almanya’da miting düzenlendi. Bu mitingde PYD’nin bir numaralı ismi terörist Salih Müslim ve Selahattin Demirtaş konuşma yaparken, PKK’nın yönetim kadrosundan olan Cemil Bayık’ın görüntülü mesajı dev ekrana yansıtılarak miting adeta PKK şovuna dönüştürüldü.

AMERİKA: Örgüte yardım konusunda başı çeken ülke pek tabii ki Amerika. Seri numaralarını silerek PKK'ya her türlü silahı aktarıyor. Ele geçirilen diğer suikast silahlarının da ABD orijinli olduğu zaten bilinen bir durum. El bombaları için de örgüte ciddi anlamda destek veriliyor. Emekli orgeneral Doğan Güreş 2007 yılında Habertürk’te katıldığı Basın Kulübü programında, PKK’ya ABD helikopterlerinin malzeme attığını bizzat tespit ettiğini söylemişti. Zaten PYD ile kol kola yürüdüğünü saklamayan ABD, müttefiki Türkiye’yi kaybetmek uğruna örgüte aleni bir şekilde silah yardımı yapmaya devam ediyor. 2014 yılında Aljazeera’ya konuşan Irak Kürt yönetiminden bir yetkili ABD’nin PYD’ye havadan 24 ton silah ve mühimmat yardımı yaptığını açıklamış ve dönemin dışişleri bakanı Jonh Kerry de bunu doğrulayarak yardıma devam edeceklerini söylemişti.

İTALYA: İtalya da ABD gibi silahların seri numaralarını silerek PKK'ya veriyor. Son on yılda güvenlik güçlerinin PKK'ya yaptığı operasyonlarda ele geçirdiği mayınların yüzde 60'ı İtalya'ya ait. Tabancalarda da İtalya imzası var. İtalya ayrıca PKK'lı teröristlere siyasi eğitimin verildiği bir diğer ülke.

SIRBİSTAN: Sırplar ile PKK arasında ciddi oranda Balkan coğrafyası için uyuşturucu ticareti yapılıyor. Aralarında uyuşturucu ortaklığı var.

ERMENİSTAN: Elegez, Leninakan, Okçuoğlu, Güllübadak, Mazdian, Misi, Colga, Gümrü, Arazdayan’da PKK kampları bulunuyor. Bu ülkede PKK’nın dergileri yayınlanıyor. Ermeni Yazarlar Birliği, Öcalan’ı “Büyük Ermenistan” fikrine katkılarından dolayı onur üyeliğine seçti.

HOLLANDA: Öcalan’ın sorgusunda şöyle bir açıklaması var: “Hollanda üslenme ve eğitim alanımızdır; en fazla destek ve para aldığımız yerdir. Ayrıca uyuşturucu ticaretinden elde edilen paraların bir miktarı da bize aktarılıyordu.”

BELÇİKA: Geçtiğimiz Mart ayında başkent Brüksel’de Avrupa Konseyi binalarının dibinde PKK propaganda çadırı kuruldu. Kasım ayında da yine Brüksel’de PKK yandaşları tarafından Öcalan posterleri ve PKK paçavralarının bolca kullanıldığı bir gösteri düzenlendi.

YUNANİSTAN: Yunanistan, teröristleri helikoptere karşı füze kullanmaları için eğitti. Şemdin Sakık da ifadesinde Yunanistan’ın PKK’ya 9 adet Stinger füzesi verdiğini itiraf etti.

İSVİÇRE: PKK destekli 17 dernek, Radyo Lora ve Kürdistan Resiste dergisi yayında. Lozan’da Kürdistan Sempozyumu düzenlendi. Jura’da irtibat bürosu, Mont Soleil köyünde ise PKK kampı bulunuyor.

Görüldüğü üzere Türkiye 35 yıldır sadece PKK ile savaşmıyor. Karşımızda bir avuç it sürüsü değil, neredeyse bütün Avrupa’nın eğitip desteklediği profesyonel bir örgüt duruyor. Ha mücadele konusunda bizim hatalarımız yok mu? Elbette var. Mesela 35 yıllık bu amansız mücadelede özellikle masa başında çok yetersiz kalındı. Örgütün yurt dışında kurduğu derneklere ve gazetelere dişlerimizi sıkarak sinirlenirken ülkemizdekileri de görmezden gelemeyiz. Yıllardır örgüt propagandasını aleni bir şekilde yürüten Dicle Haber Ajansı şükürler olsun ki geçtiğimiz Ekim ayında çıkartılan KHK ile kapatıldı. Bununla birlikte Jin Haber Ajansı, örgüte ait olan 10 gazete ve 3 dergi daha lağvedildi. Geç kalındığını düşünmeme rağmen yine de son derece sevindirici bir haber bu. Çünkü bu örgütün insanları bu tür kitle iletişim araçları ile zehirlemesine izin verirsek zaten baskı altında olan ve ideolojik safsatalarla kolayca kandırılabilen Kürt halkını tamamen kaybetmiş oluruz.

Bu arada kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile ilgili “özgür basın susturulamaz” algısı yaratmaya çalışanlar var. Kendilerine bu aydınlık(!) gazetenin birkaç manşetini yazmak istiyorum:

“Öcalan yaşamımızdır”

 “Sonsuz savaş olur”

“Ya İmralı ya uçurum”

“Gün Öcalan’a sahip çıkma günü”

PKK destekçilerinden haber almak ve özgürce “yaşasın PKK” diye bağırmak istiyorsanız eğer hemen Alman vatandaşlığına geçin. Orada oldukça rahat bir şekilde terörü destekleyebilirsiniz, kimsenin sesi çıkmaz çünkü yılan henüz onlara dokunmuyor. O yüzden hiç vakit kaybetmeden gidin lütfen. Ülkemizde terörün bitmesini istiyormuş gibi numara yapıp da çözüm ürettiğimiz ilk anda çomak sokmaya çalışmayın. Uzak durun.

Neyse devam edelim...

Diğer bir sevindirici haber de sosyal medya konusunda geldi. Önceden Twitter, Facebook, Instagram gibi mecralarda son derece rahat bir şekilde örgüt propagandası yapan PKK yandaşları artık öyle elini kolunu sallaya sallaya gezemiyor. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının [email protected] mail adresine gönderilen ekran görüntüleri ihbar sayılıyor ve sosyal medyada PKK seviciliği yapanlar tutuklanarak cezaevine gönderiliyor. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı. Devamı da mutlaka gelecektir.

Geç kalındığını düşündüğüm bir başka konu ise PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’li vekillerin rahat rahat terör destekçiliği yapmasına rağmen tutuklanmaması idi. Ama devlet bu yanlışından da döndü şükürler olsun. Sırtını YPG ve PYD’ye yaslayan Figen Yüksekdağ, Kobani olaylarında insanları sokağa döküp 50 kişinin katledilmesine sebep olan, Doğan Medya’nın cici çocuğu Selahattin Demirtaş, İdris Baluken, Nursel Aydoğan, Leyla Birlik, Ferhat Encu, Güler Yıldırım, Selma Irmak, Abdullah Zeydan ve Nihat Akdoğan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca geçen sene kendi kendine sözde özerklik ilan eden ve her terörist leşinin cenazesine koşa koşa giden Diyarbakır belediye başkanı Gültan Kışanak ve eş başkan Fırat Anlı da tutuklandı. Güneydoğu’da terörü destekleyen ve askerimizi parçalayan mayınları devletin iş makinelerini kullanarak yerleştiren bütün belediyelere de teker teker kayyum atandı. Takdir ediyorum ve bu dik duruşun terör bitirilene kadar devam etmesini diliyorum. Devlet bu konuda hiç kimseye acımamalı. Benim 20 yaşında gencecik kardeşlerim toprağa düşerken bu kan emiciler asla huzur bulmamalı.

Şimdi her zamankinden çok daha fazla durmalıyız vatanımızın yanında. Çok daha fazla birlik olmalı, çok daha fazla sıklaştırmalıyız safları. Karşımızdaki kanlı ittifak kudurmuşçasına tekeri patlak kamyon gibi saldırıyor. Bunu hem masa başında hem de sahada önleyebilecek olanlar yine bizleriz. Provokasyonlara gelmemeli, resmi olmayan haberlere itibar etmemeliyiz. Tarihimizin ikinci Kurtuluş Savaşı’nı verdiğimiz şu zor günlerde sadece ama sadece vatanımızı düşünmeli, dimdik ayakta durmalıyız.

Kaynak:

[1] Takvim Gazetesi.

[2] Salim Yavaşoğlu, “Ortadoğu’yu Kan Gölüne Çeviren Tetikçi Örgüt: PKK”, Yeniçağ Gazetesi.