yldrmahmtslh @ hotmail.com

Modern çağla birlikte gelişen teknoloji dünyası, günümüz insanını doğayla, çevreyle ve insanla bağını ruh olarak neredeyse tamamen koparmıştır. Toplum olarak sürekli çatışmaya, seviyesiz tartışmaya gebe bir haldeyiz. Bütün renklerimizi unutmuş artık herkesi siyah-beyaz olarak görmekteyiz. Kaybettiğimiz bütün bu renkleri tekrar geriye kazanmak için kültür ve sanat tarihimize bir göz atıp, bu alandaki hassasiyetimizi ve çalışmalarımızı arttırmaya gayret göstermeliyiz.


NEDEN KÜLTÜR VE SANAT ?


Ülkemiz tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Anadolu’nun zengin toprakları Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı imparatorlukları gibi tarihe mühür vurmuş uygarlıkları ağırlamıştır. Bütün bu tarih sayfalarının ardında, topraklarımızda yeni bir medeniyeti oluşturacak kültürel kalıntılar ve kültürel değerler bizlere miras olarak ulaşmıştır. Bu mirasın ne kadarını koruyup koruyamadığımızı ayrı bir tartışma konusu olarak ele alabiliriz fakat bu mirasın içinde ırk, dil, mezhep, renk, köken gibi zengin çeşitliliğe sahip birde insanımız bulunmaktadır.


Bugüne kadar farklı kültürel değerlerimizi hep bir ayrışma malzemesi olarak önümüze koymuşlar. Bizim bu zenginliğimizi bir kavga malzemesi olarak gösterip bizleri hep aldatmışlar. Bizim medeniyet tarihimiz bugün bu saldırılara rağmen hala ayakta duruyorsa bunun en önemli nedeni kültürel değerlerimizin çok çeşitli olmasıdır. Farklı ırk, dil, mezhep, köken farklılıklarımız bize çeşitli kültürel değerler katmıştır. Türkiye'nin dört bir tarafına gittiğinizde; ayrı bir muhabbet, ayrı bir lezzet, ayrı bir renk ve ayrı bir sıcaklığın olduğunu net olarak göreceksiniz.


Bu kültürel değerlerimizi ayakta tutup daha da güçlendirmek için öncelikle ‘İNSAN’ kavramına önem vermeliyiz. İnsanlığa sevgi ve barış ile yaklaşmalıyız. Eğer bir toplumda sevgi ve barış olmazsa, o toplumda kültür ve sanatı önümüze bir savaş malzemesi olarak kolaylıkla getirebilirler. İnsan başta olmak üzere şehrimizin, ülkemizin ve bütün varlıklarımızın hukuğunu korumak, milli kültür ve sanatın oluşmasını sağlayacak en önemli noktalardır.


ŞİMDİ KÜLTÜR VE SANAT DÜNYAMIZIN GENİŞLEMESİ İÇİN YENİ BİR RUHA İHTİYACIMIZ VAR!


Türkiye şu sıralarda maddi gelişme alanında herkese boyun eğdirecek ve bu açıdan önderliğini dünyaya kabul ettirecek güçte değildir. Çünkü Avrupa, Amerika ve Asya ülkelerinin birçoğu bu alanda Türkiye’yi geride bırakmıştır. En az birkaç on yıl geçmedikçe maddi olarak üstünlük sağlamayı bekleyemeyiz. Bu durumda başka bir kabiliyet, başka bir meziyet üretmemiz gerekir.


Medeniyet tarihimizi, kültürel zenginliklerimizi bütün dünyanın dikkatini çekecek şekilde yeniden restore etmemiz gerekiyor.
Kültür ve sanat çatışmayı, rekabeti, kavgayı ve bu mirası red etmeyi değil; vefayı, sevgiyi, merhameti, adaleti, ve dayanışmayı eses alan bir birikimin sonucudur.


Kültürümüzü, sanatımızı, edebiyatımızı ve değerlerimizi korumakla yetinmeyip bütün insanlık için geliştirmeliyiz.
Müzikten şiire, sinemadan tiyatroya, şehirden mimariye, kütüphaneden kitapçılığa, müzecilikten yayıncılığa kadar hayatı daha çok güzelleştirecek, insanı daha çok yüceltecek bir kültür yapısı bütün dünyanın özlediği en zengin değerdir.


Öyleyse, insanımız ruhen, madden ve manen güçlü, dirençli ve özgüvenli bir şekilde kendinden emin olması büyük bir önem taşımaktadır. Dünyanın bizim rengimize ihtiyacı var.


Dünya iyiliği için Türkiye…