yaseminyazici @ eguncel.net

Aydınlık Türkiye’nin yarınları ve devletimizin bekası için yapılacak tarihi referandumun yaklaştığı günler içerisindeyiz. Devletimiz uzun yıllar boyunca vesayet anayasasının sorunlarını çözmeye çalışmıştır. Lakin darbe şartlarında hazırlanan bu anayasa Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verememiş, akabinde muazzam bir sistem tıkanıklığı ile aydınlık ve refah bir Türkiye’nin önünde engel oluşturmuştur. Nitekim bugün de ana muhalefet yandaşları, vesayetçilerin sözcülüğünü yapıp sistem içerisinde tıkanıklıklara çözüm bulunmasına engel olmaya çalışarak devletimizin karşısında adeta bir dış tehdit gibi rol oynamaktadır. Giriştikleri bu anlamsız çabaların amacı aydınlık Türkiye’mizin geleceği değildir,kendi çıkarlarıdır. Sayın Başbakanımızın "Türkiye emin adımlarla muasır medeniyetler seviyesine ilerliyor,kendi çıkarları için Türkiye’nin önünü tıkamaya kimsenin hakkı yok." sözleri bu yoldan başka yolun çıkmaz yol olduğunu desteklemektedir.


'Rejim değişiyor', 'Türkiye elden gidiyor' sözleri suyu bulandırmanın yanında millet iradesini de tanımamaktır. Bu mesnetsiz ifadeler beyhude bir çabadır ve bir adım ileriye gitmekten acizdir. Aziz Türk milleti bu sistemin can çekiştiğini net bir şekilde görmekle birlikte devletimizi, birliğimizi, dirliğimizi içte ve dışta bozmak isteyenleri gayet iyi tanımaktadır. Tek vesayet sahibi Türk milletidir. Milletimiz verdiği yetkiyi istediğinde de alır. Netice de aziz millet TBMM’de kabul edilen Anayasa değişikliği ile ilgili iradesini gösterip son sözü söyleyecek ve herkes için bağlayıcı olacaktır. Hal böyle iken ‘başkalarının’ farklı yollarla bu süreci saptırmaya çalışması boş bir hevesten ibarettir. Meclisin etkinliğinin azalacağına, rejimin değişeceğine ve bunun gibi daha bir çok söylenti kafa karıştırıcı ve asılsızdır. Filhakika değişiklik metni irdelendiğinde bunun böyle olmadığı çok net bir şekilde görülecektir.


Sayın Cumhurbaskanımızın da tabiriyle bu sistem bileklerimizde prangadır ve bu prangayı söküp atmanın zamanı gelmiştir. Artık izlenilen bu süreçte bu referandumu şahısla bağdaştırmaktan vazgeçilmelidir ve bu çabada olanlara itibar edilmemelidir. Zira sayın Cumhurbaskanımız da "her kim bu değişikliği şahsıma bağlıyorsa sebebi milletin kendisine teveccüh etmeyeceğini bilmiyor olmasındandır" sözleri bu ifademi desteklemektedir. Kimsenin kimseye yaşama garantisi veremeyeceğini bildiğimiz bir gerçek karşısında şahsın gelip geçici olduğunu ve de devlet bekasının ne denli önemli olduğunun ciddiyetine varılması gerektiği kanaatindeyim.


Devletimizi, milletimizi muasır medeniyetler seviyesine getirmek, daha müreffeh yarınlarımızı oluşturmak için bu kararı oylamak için sandık başına gideceğiz. Gaye tek vatan, tek devlet, tek bayrak. Karar ne çıkarsa çıksın aziz milletin kararıdır. Elbette saygı duyulacaktır. Milletin üstünde söz ve güç yoktur. Gelinen bu önemli kavşakta verilecek destekle tarihi bir kırılma noktası yaşanacaktır.


Daha güçlü yarınlarımız için bu referandumun hayırlı olmasını önce şahsım adına ve daha sonra tüm yüce Türk milleti adına yürekten diliyorum.